Enseye Şaplak no:8

hoşgeldiniz evimize misafirlerim.. feysbuk, şeker tutma uygulaması yapamadığı için kuru kuru hoşgeldiniz dedim, neyse ayakkabılarınızı çıkarıp boş bulduğunuz yere oturun, evinizde gibi hissedin.

*Yaptığım hesaplamalara göre en geç 60 yıl sonra bu yazıyı okuyan herkesle beraber rahmetli olacağız. Ben de mi ölücem? diyen kişiye sesleniyorum, sen de öleceksin. Zamanımız giderek azalıyor bu dünyada ve zamanımızın çoğunu uyuyarak geçiriyoruz.

*Bazen kendime soruyorum, maden ölücem, niye doğdum? Yok lan bu soruyu babama sordum hep. Madem ölücem ben, niye doğurttun?

*Bir arkadaşın sözü: "Sevmek g.t ister. Neden mi? Çünkü sewersen g.tüne tekmeyi yersin." bu sözü biraz daha ahlaklı hala getirip yazımda kullanayım mi dedim, vecizemi neden değiştiriyorsun dedi. Hemen havaya girdi yahu. Nitekim en ahlaksız haliyle de kullanmış oldum hehe..

*Abd'ye yazın Work and Travel adlı programla gitmek için Abd konsolosluğunda ingilizce mülakata soktular beni. Ben heyecanlı olduğum için bana şunu sordular
"“what’s the matter? (yani: sorun nedir?çok heyecanlıydım çünküm)
ben düşündüm düşündüm 'matter' kelimesinin anlamını çıkaramadım. matter kelimesi ile dinner kelimesini karıştırıp cümleyi şöyle hayal ettim.
"what was the dinner?(yemek neydi? dün ne yedin anlamında)
ve dün akşam yediklerimi saydım. Saçmalığı düşünün, aynen şöyle oldu:
soru: what's the matter?(sorun nedir?)
cevap: potato, domato,rice (patates, domates, pilav)
Lanet olsun jest ve mimiklerimi de kullandım potato, domato derken, hatta parmaklarımla saydım. 1 potaso, 2 domato diye. ve vizeyi vermediler. Ne saçma bir olaydır yahu. Ancak benim gibi bir çizgi film kahramanı yaşar bunu. İlk vize mülakatımda Amerikan konsolosluğu tarafından ENSEME SERT BİR ŞAPLAK YEDİM. Şimdi ikinci kez vize mülakatına gireceğim. Bu mülakatta matter-dinner karıştırma durumumu esprili bir dille anladıp mülakatı yapan kişiyi gülümsetip vizeyi almayı hayal ediyorum. Gireceğim ikinci vize mülakatımdan sonra yaşadıklarımı sizinle paylaşacağım misafirlerim.Bana dua edin, çünküm tüm yıl Abdye gitme hayali içindeydim.

Görüşmek üzere. Ensenizden şaplattım.