Enseye şaplak no:10

Dışarıda koluna sevgilisini takıp gezen tipler yüzünden birçok yalnız kalbin hayatı zehir zıkkım oluyo. Nasıl özendiriyolar yaw. Oysa yaşayınca dünyanın en saftirik durumudur. Kalabalık yerde yürürken afakanlar basar, adımlarınız uyumlu olmalıdır damın ile. yoksam düzensiz yürürsünüz. Kıza sarıldığın tarafındaki omzun kaşınırsa zaten zıtçın. Kız en romantik haliyle konuşurken senin aklın kaşınan omzundadır. ‘Şimdi elimi çekip bi güzel kaşısam omuzcuğumu! Ama olmaz romantizmin içine zıçarım’ ve gün gelir her buluşmada omzun kaşınmaya başlar. Piskolocin bozulur. Omuz mu, kız mı? Sonunda kızı terkedersin ve her gece omuzlarını öpüp uyursun. Bir gün ‘’Fransız öpücüğüylen’’ omzunu öptüğünü görürdüğünde artık yine sevgili bulma ve o salaklıkları çekme vaktidir sayın Abaza kardeş.



Elinde 2 ekmek ve 3 yumurta ile eve giderken, birbirinin kulağına bir şeyler fısıldayan bir çift görürsün. ‘ulan kim bilir ne konuşuyolar?’ dersin. Sonra birgün kendini o genç gibi sevgilinin kulağına bir şeyler fısıldarken bulursun ve elinde dansaş poşetiyle bi tipsizin geçtiğini görürsün. Fısıldadığın şey kesinlikle çok saçmadır ama seversin o saçmalığı. Duygulanırsın, ağlarsın, daha da seversin, çünküm o poşeti taşıyanın yerinde olup özenen taraf olmak istemezsin...



Samimi olalım millet. Yolda giderken ayna gibi karşıyı gösteren camlı ofis bulursak göz ucumuzla çaktırmadan yansımadan kendimize bakıyoruz. Artık itiraf ederim! Ofisle hiç işimiz yoktur, işimiz elbisenin bize yakışıp yakışmadığıdır. Sürekli böyle yansımama baktığım bir işyerine girip, ofis sahibinin durumla ilgili düşüncesini sorucam. Günde kaç bin tane tipsiz göz ucuyla yansımasına bakıp yola devam ediyor acep?



Yıllar geçti ve kendimi çözdüm. Benim sosyal ilişkilerim ön planda olduğum zamanlar sadece var. Üçüncü planda olduğum ortamdan çıkıp giderim, arkama bakmam. Hani bazı kişiler yeni girdiği bir grupta dinlenmez ama zorlar kendini, zorlar da zorlar. olmuyosa zorlama, çık git len! Eğer hikayeler anlatılıyosa zaten hakkım ön planda olmak çünküm çok ilginç gözlemlerim ve hikayelerim var, pek burada anlatamıyom onları. ama hatırlatın bir ara anlatayım mesela, amerika'da bir 40 yaşlarında, bıyıklı bir gey ile yaşadıklarımı. o gençken ünlü bir komedyenmiş. ingilizceme güvenseydim kapılar açılmıştı yani. neyse annatırım bi ara.



Cep telefonumu Amerika’da sanırım bir zenciye çaldırdım. Son zamanlar tek beyaz erkek ben kalmıştım işyerinde. çalışanlara ait salonda plazma ekran olan çok pis büyük televizyonun karşısında uykuya kaldım ve bir uyandım ki telefon yok. Herhalde çalan şahsın ülkesinde iyi para eden bir telefondu çünküm baya hurdaydı. Kerizliğim telefonun kılıfını değiştirmiş olmamdı. Eğer değiştirmeseydim hiç kimse o tipsiz telefonun para edeceğini düşünmezdi.



Biraz karşı cinsle ilişkilerden bahsettim bu yazıda ama pek sevmem erkeklerin ‘ne kızdı bee’ gibisinden karı-kız muhabbetlerini. Hele içki ortamında hiç!. Bir gün yine içki ortamında şu kız böyleydi diye bir Abaza kardeş anlatmaya başlasın hemen ayağa fırlayıp etraftakilere seslenicem. ‘kulunuz köpeğiniz olam biri şu abazayla sevişsin. Vallah birine bişiy yapmasından gorkuyorum. Günaha değil sevaba girer toplumu böyle bir tehlikeden koruduğu için.’



Böyle abdden bahsedince kendimi övüyomuş gibi oluyorumdur kesin dışardan bakınca. oysa kendi içimde hiç öyle bir düşüncem yok. Abd'de birisi arabasıyla tekerleğini öttürse herkes 'vayy be, güzel yaptı!' der bizim ülkede 'hava atıyo şerefsiz' diye tanımlanır. oysa ogenç sadece biraz eğleniyodur. kendi kendimizi komplekse sokuyoruz. bu zıtlıklar yıkıyo beni arkadaşlar. elden ayaktan düşüyorum, ellerimin içinde düşmesin diye sımsıkı tuttuğum gözyaşları ufalanıp toprağa düşüp benden önce ceset oluyor.üzüntüyle edebiyat yapıyorum, o derece üzülüyom. yapmayalım bunu, yani bari siz sakın yapmayin dostlarım!



Ülkemi çok seviyorum da bizim salak dizilerimize bir alışamadım. İzleyen de salaklaşıyo o dizileri. Kaçın, kurtalın kendinizi! Reklam yapmak gibim olmasın ama e2 kanalı Abd kanallarından ‘Tbc’ nin dizilerini felan yayınlıyo. Gavur işi ama kaliteli be abi! Tavsiye ederim. Bir dizi takiplemeyeli 4 yıl oldu lan. Bir ara zorladım takiplemeye emme beceremedim.



Bu internet yazılarında seviye ne kadar basitleşirse feedbackler o kadar artıyo başkalarını gözlemlediğim kadarıynan. Çünküm liseli kesim o kadar çok okuyo çerez yazıları. Ben de öyleydim canlarım benim.



Ensenizi tokatlayıp sizi pokemon tasolarıynan kutsuyorum! Hayata devam !