
5 yaşındaydım. Annemle bi yere misafirliğe gitmiştik. o evde yaşça büyük bir çocuk vardı. Aklıma süper bir fikir gelmişti. O çocuk ile arkadaş olmalıydık. Birbirimizin omuzlarına dolanıp önümüze gelene yüz tekme demeli, çamurdan pasta yapmalıydık. Çocukluk akıp geçiyordu, çabuk olmalıydık…
Ama bu muazzam fikrimi o abiye anlatamazdım. Gel arkadaş olalım gibi girişken bir cümle lugatımda yoktu. Sadece çok basit şeyler konuşabiliyor, zaten r, l harflerini de söyleyemiyodum. İyi arkadaşı olabilmek için sözel olmayan bir yöntem bulmalıydım. Evet evet kesinlikle biz yakın arkadaş olmalıydık ve evcilik oyununda birbirimizin karılarına sarkmamalıydık.
Plan yapmıştım. Sakız alacaktım ona. ‘’sakız ayıcam. Biy ona.. biy de bana..’’ dedim.. evet gerçekten müthiş bi fikirdi..planı bir daha gözden geçirdim… ‘’sakız ayıcam ona.. biy tane ona, biy tane de bana..’’ biy tane de bana bölümünü çok duygulu söylüyordum ah canım benim ben…
Planda bi eksiklik olduğunu yeminlen söylüyorum ki çok geç kavradım. Sakız yoktu!. Sakız alacak param da yoktu, 5 yaşındaydım. Annemden para almalıydım. 2 demir para olmalıydı.
Neden mi 2 demir para? Çünkü 2 sakız 2 demir para ediyordu o zamanlar..
Anneme sakız alalım dedim. Sebebini sordu, utandım söyleyemedim. Annem zorladı,ben ise ağladım. Hüngür hüngür ağlarken kafamdan şu geçiyodu.. ‘’2 tane sakız.. biy ona… biy de bana.’’ Sadece basit cümleler vardı hayatımda, yalanlar yoktu. Küçüktüm. Bir sakız ile önümüze gelene yüz tekme diyebilecek kadar arkadaş edinebileceğimi düşünüyodum.
Hüngür hüngür ağlamıştım, çünkü utanmıştım. Utanınca hep ağlardım. Annem git yüzünü yıka eşşeksıpası dedi ve banyoya bir girdim ki…. Sakız almayı düşündüğüm çocuk banyo yapmaya hazırlanıyormuş. Çırılçıplaktı. Beni görünce avuçlarıyla cinsel bölgesini gizledi. Çıplak olduğunu hiç düşünmeden gururlu bir sesle ‘’ben sana sakız ayıcam.’’ dedim.’’Yürü git lan!’’ dedi, ben devam ettim ’’biy sana biy de bana’’ dedim. ‘’Gerizekalı çık dışarı’’ diye bağırdı. Beni kovduğunu anlayamamıştım. Çünkü o zamanlarda, eğer biri seni kovuyorsa ellerini de tavuk kovuyomuş gibi sallardı.. Kovulmadığımı düşünerek karşısında öylece duruyordum. Elleri cinsel bölgesini gizlemek için dolu olduğundan ellerini sallayıp kovamıyormuş meğersem. sadece bağırıyordu zavallı. hem zavallı hem de sakızsız...
Ben utanılacak bir durumda olduğumu geç anladım. Bir insan vücudundan neden utanırdı ki? Dışarı çıktım. Artık iyi arkadaş olamazdık, olamadık da... sakızları ona alamadım, çünkü utandım. Utanınca ağlardım, ağladım.. sakızı kendime aldım. tatlı sakızın tadı bittikçe kültablasına koydum, diğer tatlı sakızı attım ağzıma. Dağ gibi oldular bir zaman sonra kültablasında tadı geçmiş tatlı sakızlar. Sakızımı kendim aldım, tek başıma kendim çiğnedim.
Sonunu nasıl bağlayacağımı bilemedim şimdi… MERAAAABAAA! :) bağlandı mı? yine olmadı dimi?
Amatör İnsan